Sevginizin hiç başınıza dert açacağını düşündünüz mü?
Kral Lear, William Shakespeare 'in 1605 yılında yazıldığı tahmin edilen bir oyunudur. Oyunda Kral Lear ülkesini 3 kızı arasında bölüştürmek isterken karşılığında kendisini en çok hangisinin sevdiğini sorar. Kızları Goneril ve Regan'ın fazlasıyla süslü, şatafatlı ve gerçeğe uygun olmayan cevaplarından çok memnun kalırken en sevdiği kızı ve aynı zamanda en küçük kızı Gordelia'nın sade, abartıdan uzak ve fazlasıyla samimi bir şekilde sevgisini anlatmasına çok sinirlenir. Bir daha görmek istemez ülkeden gönderir.
Hikayenin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala verilen mesajların devam etmesi ne kadar da garip değil mi. Sevgiyi abartılı bir şekilde görme isteği hala varlığını koruyor.
Günümüzde verdiğimiz değer hep sevgimizi nasıl tasvir ettiğimiz ile ölçülmüyor mu? Seviyorum demek yetmez önemli olan ne kadar abartılı sevdiğimiz. Küçüklüğümüzde bile herkesin dilinde anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı? Beni ne kadar çok seviyorsun göstersene? Hep bu sözleri işitmiyor muyduk? Her zaman birini birinden daha çok sevmemiz gerekliymiş gibi tercih yapmamız bekleniyordu.
Sevilmekten emin olmaya çalışma isteğimiz niye? Soyut bir şeyden emin olabilir miyiz? Emin olursak o şeye karşı duyarsızlık başlamaz mı? Bir süre sonra ondan da sıkılır ve sevgimiz o kişiye karşı son bulmaz mı? Sevgi ve aşk heyecanlandırır emin olamamak bu nokta da güzeldir.
Bir de sevgiden bahsetmişken ona hem en yakın hem de en zıt kavram olan nefretten bahsetmemek olmaz. Birini sevmiyorsak neden hemen nefret etmemiz gerektiğini düşünüp ona karşı bir tutum sergileriz? Bu artık istemsiz olur bir kişiyi sevmiyorsan sanki hemen nefret etmen gerekir, programlanmış gibi. Aynı düşünceye sahip değilse nefret et, aynı zevke sahip değilse nefret et, aynı ten rengine sahip değilse nefret et, aynı dili konuşmuyorsa nefret et, kadınsa nefret et, erkekse nefret et. Bakın bitmiyor, bitmez. Sevgi gibi nefrette paylaştıkça çoğalıyor. Çoğaltacak güzel şeyler varken insanların sadece nefrete odaklanıyor oluşu bu hayatta anlamayacağım en gerçek şey sanırım.
Sevmenin sebebi ve sonucu olmaz sadece seversiniz. Nedenleri, sebepleri, nefretleri bir kenara bırakıp zarar vermeden sadece sevmek ile ilgilenemez miyiz?
Yorumlar
Yorum Gönder