Bir kişi size 'bize yardım edin, acı içindeyiz' dese ne yapardınız? Muhtemelen elinizden bir şey geliyorsa yardım ederdiniz değil mi? Fakat Kamboçya' da ki bir işçi burada üretilen kıyafetleri alanlara yalvarıyor, yardım edin dedi. Hangimiz duyduk? Hangimizin haberi vardı? Bu olaydan haberimizin olmaması o durumdan muaf olmamız için yeterli mi peki? Bangladeş' teki Kamboçya' da ki işçilerin korkunç şartlar altında, saatlerce çalışıyor olmasında bizimde payımızın olduğunu söylesem ne düşünürsünüz? Bugün, size izlediğim ve beni bu konuda çok etkileyen iki belgeselden bahsetmek istiyorum. Biri The Trues Cost bir diğeri ise Sweatshop. Belgeseller kötü çalışma koşullarını açık bir şekilde anlatıyor ve eminim ki burada saatlerce alışveriş yapan biri orada üç gün çalışamaz ki çalışmaz da çünkü aldıkları maaşlar kendi temel ihtiyaçlarını bile karşılamıyor. Bahsettiğim Sweatshop belgeseli Norveçli, refah seviyeleri yüksek 3 gencin Kamboçya' ya gidip oradaki işçilerin ya...
Sevginizin hiç başınıza dert açacağını düşündünüz mü? Kral Lear, William Shakespeare 'in 1605 yılında yazıldığı tahmin edilen bir oyunudur. Oyunda Kral Lear ülkesini 3 kızı arasında bölüştürmek isterken karşılığında kendisini en çok hangisinin sevdiğini sorar. Kızları Goneril ve Regan'ın fazlasıyla süslü, şatafatlı ve gerçeğe uygun olmayan cevaplarından çok memnun kalırken en sevdiği kızı ve aynı zamanda en küçük kızı Gordelia'nın sade, abartıdan uzak ve fazlasıyla samimi bir şekilde sevgisini anlatmasına çok sinirlenir. Bir daha görmek istemez ülkeden gönderir. Hikayenin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala verilen mesajların devam etmesi ne kadar da garip değil mi. Sevgiyi abartılı bir şekilde görme isteği hala varlığını koruyor. Günümüzde verdiğimiz değer hep sevgimizi nasıl tasvir ettiğimiz ile ölçülmüyor mu? Seviyorum demek yetmez önemli olan ne kadar abartılı sevdiğimiz. Küçüklüğümüzde bile herkesin dilinde anneni mi daha çok seviyorsun babanı mı? Beni ne kadar çok...